





Sabahın erken saatlerinde Ankara'dan yola çıkan bu günübirlik tur, Osmanlı sivil mimarisinin izlerini taşıyan Safranbolu ve çevresini bir günde keşfetmeyi amaçlıyor. Yörük Köyü'nden Kristal Cam Teras'a, Hıdırlık Tepesi'nden tarihi Safranbolu sokaklarına uzanan rota, hem kırsal yaşamın hem de kent dokusunun izlerini bir arada sunuyor.
Yolculuğun ilk durağı Yörük Köyü. 14. yüzyıldan itibaren Türkmen yerleşimi olan köy, Osmanlı'nın kırsal mimarisini günümüze taşıyan nadir yerlerden biri. Taş döşeli dar sokaklarda yürürken ahşap cumbalı konaklar eşlik ediyor; evlerin birbirinin manzarasını kapatmaması ise Osmanlı'da komşuluk hakkına verilen önemi gösteriyor. Kahvaltı Sipahioğlu Konağı'nda alınıyor ve konak, Filiz Teyze'nin anlatımıyla geziliyor. Ardından köyün tarihi çamaşırhanesi görülüyor; taş teknelerde çamaşırların odun külüyle yıkandığı bu yapı, aynı zamanda köy kadınlarının bir araya geldiği sosyal bir mekân olarak Osmanlı kırsal yaşamına dair samimi izler sunuyor.
Yörük Köyü'nün ardından kısa bir yolculukla Safranbolu'nun en etkileyici doğal duraklarından Kristal Cam Teras'a (ekstra) varılıyor. Tokatlı Kanyonu üzerinde yaklaşık 80 metre yükseklikte konumlanan cam platform, çelik taşıyıcı sistemiyle güvenli bir manzara deneyimi sunuyor. Buradan Karadeniz'in yemyeşil doğası ve kanyonun jeolojik yapısı panoramik olarak izlenebiliyor. Rehberin verdiği serbest zamanın ardından Safranbolu'nun panoramik seyir noktalarından Hıdırlık Tepesi'ne geçiliyor. Osmanlı döneminde dua ve gözlem alanı olarak kullanılan tepe, bugün 18. ve 19. yüzyıldan kalma kırmızı çatılı konakların toplu görünümünü sunuyor.
Hıdırlık Tepesi'nden panoramik manzaranın ardından Safranbolu sokakları yürüyerek keşfediliyor. Tarihi konakları, hanları, hamamları ve arastalarıyla özgün dokusunu koruyan Safranbolu, 1994 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmış ve Osmanlı sivil mimarisini en iyi koruyan şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Günün rotasında Köprülü Mehmet Paşa Camii ve Kaymakamlar Evi de yer alıyor.