1. Turlago
  2. Blog
  3. Eminönü'nden 170 Kişilik Davet Teknesiyle Haliç ve Boğaz Rotası

Eminönü'nden 170 Kişilik Davet Teknesiyle Haliç ve Boğaz Rotası

170 kişilik bir davet teknesi arıyorsanız, gerçek soru "hangi tekne" değil: "Bu kadar kalabalığı hangi su yolunda, hangi saat akışıyla ve kişi başı kaça ağırlarım?" Eminönü'nden kalkan 36 metrelik bu teknenin en güçlü yanı tam burada başlıyor — İstanbul'un birbirine hiç benzemeyen iki su dünyasını, kapalı ve sakin Haliç'i ile akıntılı, kalabalık, görkemli Boğaz'ı aynı programda birleştirebiliyorsunuz. 170 kişilik kiralık davet teknesini Turlago'da inceleyin; bu yazıyı da rota planlarken not defteri gibi kullanın.

Eminönü'nde İşe Başlamak: İskelenin Kendisi Zaten Bir Manzara

Eminönü, İstanbul'un su coğrafyasında tuhaf ve ayrıcalıklı bir noktadır: Haliç'in ağzı ile Boğaz'ın girişi tam burada buluşur. İskeleden kuzeye baktığınızda Galata Köprüsü'nü, doğuya döndüğünüzde Sarayburnu ve Topkapı sırtlarını, güneydoğuya baktığınızda ise Salacak açıklarındaki Kız Kulesi'ni aynı karede görebilirsiniz. Bu tek avantaj bile, 170 kişilik bir kalabalığı tekneyle ağırlarken kalkış noktası seçimini kolaylaştırır: misafirleriniz daha tekneye binmeden İstanbul'un klasik siluetiyle karşılaşır.

Bölgenin kendi tarihi de bir başlangıç hikâyesi sunar. Yeni Cami (1663) ve hemen arkasındaki Mısır Çarşısı (1664), bugün hâlâ aynı sokak dokusu içinde ayakta. Galata Köprüsü'nün alt katı restoranlara, üst katı tramvay hattına ayrılmış; buradaki köprü geleneği Bizans'a kadar, 6. yüzyıla uzanır. İskelenin etrafındaki simitçiler, balık-ekmek tekneleri ve vapur kalabalığı, davet gününüz için dekorun bir parçası olur.

Misafirlerinizi Buraya Nasıl Getireceksiniz?

Bu, kalabalık organizasyonlarda en çok aksayan kısımdır. Eminönü, İstanbul'un en yoğun toplu taşıma düğümlerinden biridir ama aynı zamanda otoparkı en kıt bölgelerinden biridir. Pratik öneriler:

  • Tramvay (T1): Sultanahmet'ten iki durak, Beyazıt'tan üç durak. Misafirlerin büyük kısmı bu hattı rahat kullanır.
  • Marmaray: Kadıköy, Üsküdar ve Ayrılık Çeşmesi tarafından gelenler için en öngörülebilir seçenek; Sirkeci duvarından iskeleye yürüme mesafesi kısa.
  • Vapur: Kadıköy ve Üsküdar'dan gelenler için keyifli bir başlangıç, ancak son sefer saatlerini mutlaka teyit edin.
  • Özel araç: Cuma ve cumartesi akşamları 17.00-20.00 arası Eminönü koridoru sıkışır. Araçla gelecek misafirler için "bırak-ve-devam et" noktası tanımlayın; Sirkeci tarafı bu iş için uygundur.

Kalabalık gruplarda tek bir kişiyi "ulaşım koordinatörü" ilan etmek, 170 kişilik bir davetin en az bir saatlik gecikmesini önler. Kalkış saatinizden 45 dakika önce iskelede olacak şekilde bir plan yapın; kaptanlar trafik değil hava ve akıntı programına göre hareket eder, misafir trafiğine göre beklemez.

Haliç Ayağı: Şehrin Kapalı, Sakin İç Denizi

Çoğu Boğaz turu Haliç'i atlar. Oysa kalabalık davetlerde Haliç, programın en verimli parçasıdır. Sebebi tamamen coğrafi: Haliç, Boğaz'ın akıntısından ve rüzgârından korunan, yaklaşık 8 kilometre uzunluğunda kapalı bir haliçtir. Su yüzeyi genellikle cam gibi durgundur. Bu da şu anlama gelir: hoş geldiniz konuşması, yemek servisi, sunum, ödül töreni veya kına girişi gibi "ayakta durup dikkat toplamanız gereken" bölümleri teknenin sallanmadığı bir suda yapabilirsiniz.

Haliç'in bugünkü sakinliği kolay kazanılmadı. 20. yüzyılın büyük bölümünde tersaneler, fabrikalar ve sanayi atıklarıyla anılan bu su, 1980'lerden itibaren başlayan temizlik çalışmalarıyla bugünkü haline döndü. Kıyı yürüyüş yolları, balık popülasyonunun geri dönüşü ve yeniden görünür hale gelen yansılar bunun sonucu. Misafirlerinize anlatacağınız bu hikâye, sıradan bir "Boğaz turu" anlatısından çok daha ilgi çekici.

Galata Köprüsü'nden Balat'a: Sırayla Ne Göreceksiniz?

Eminönü'nden Haliç'e girdiğinizde rota kuzeybatıya döner. Sırasıyla karşınıza çıkanlar:

  • Galata Köprüsü: Alt katındaki restoranların ışıkları akşam seferlerinde suya vurur. Köprünün altından geçmek, kalabalık gruplarda beklenmedik şekilde en çok fotoğraf çekilen anlardan biridir.
  • Kasımpaşa ve Haliç Tersanesi: Fatih Sultan Mehmed döneminde kurulan Tersane-i Amire'nin bulunduğu alan. Bugün restore edilerek yeniden hayata döndürülüyor; kıyıdaki büyük tarihi yapılar tekneden net görülür.
  • Haliç Metro Köprüsü: 2014'te açılan, M2 metro hattını taşıyan eğik askılı köprü. Şehrin yeni siluetinin en karakteristik parçalarından biri ve altından geçmek ayrı bir perspektif verir.
  • Fener: Kıyıdan yükselen kırmızı tuğlalı Fener Rum Lisesi (1881) ve Fener Rum Patrikhanesi bu mahallenin iki simgesi.
  • Balat: Renkli cumbalı evleri, Ahrida Sinagogu, Ferruh Kethüda Camii ve dökme demirden inşa edilmiş Bulgar St. Stefan Kilisesi (1898). Balat, tekneyle geçerken mimari çeşitliliğin en yoğun olduğu bölüm.
  • Eyüp ve Pierre Loti: Eyüp Sultan Camii ve tepedeki Pierre Loti'nin adını taşıyan tepe; 2005'te açılan teleferik hattı kıyıdan görünür.
  • Hasköy ve Sütlüce: Rahmi M. Koç Müzesi'nin yer aldığı Hasköy kıyısı, ardından Aynalıkavak Kasrı'nın bulunduğu bölge. Haliç'in son durakları burasıdır.

Haliç'in görsel avantajı da kendine özgü: kapalı bir su olduğu için yansıma çok daha temiz olur. Galata Kulesi, minareler ve cumbalı evler suya neredeyse bozulmadan düşer. Geniş güverteli bir teknede 100'ün üzerinde misafir olduğunda, bu yansımalar fotoğrafçılık anlamında Boğaz'dan daha "affedici" bir zemin sunar; çünkü arka planda hareket eden vapur trafiği yoktur.

Boğaz'a Çıkış: Kız Kulesi'nden İkinci Köprü'ye

Haliç dönüşünde Galata Köprüsü'nün altından geçip Boğaz'a açıldığınızda su karakteri bir anda değişir. Boğaz, Karadeniz'den Marmara'ya akan güçlü bir yüzey akıntısı ve alttan kuzeye giden tuzlu bir dip akıntısıyla çalışan, canlı bir su yoludur. Bu yüzden Boğaz'da tekne daha fazla manevra yapar, kıyıya yakın seyreder ve belirli noktalarda rota genişler. Kaptanın rotayı akıntıya göre kurgulaması normaldir; sabit bir "şu dakikada şurada olacağız" planı beklemeyin.

Boğaz'ın Girişi ve Avrupa Yakası

Boğaz'a girdiğinizde ilk büyük referans Kız Kulesi'dir. Salacak açıklarındaki bu kule, 2021-2023 arasındaki kapsamlı restorasyonun ardından anıt-müze olarak yeniden açıldı; hem gündüz hem akşam seferlerinde teknenin en çok konuşulan durağı olur. Kıyı boyunca kuzeye doğru sırasıyla Karaköy ve arkasında Galata Kulesi, Kılıç Ali Paşa Camii, ardından Kabataş ve Beşiktaş gelir.

Beşiktaş'tan itibaren Boğaz'ın "tören cephesi" başlar: Dolmabahçe Sarayı ve saat kulesi, denize paralel uzanan saray cephesi ve önündeki Dolmabahçe Camii. Hemen ardından Çırağan Sarayı (1871) ve bugün otel olarak kullanılan cephesi. Sonra Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii, 1856) ve tam üzerinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü. Köprünün altından geçmek, 170 kişilik bir davette en yüksek sesli an olur; müziği bu dakikaya denk getirmek işe yarar.

Devamında Kuruçeşme, tarihi ahşap yalılarıyla Arnavutköy ve Bebek Koyu gelir. Ardından Boğaz'ın en dar noktası: Rumeli Hisarı (1452) ve karşısındaki Anadolu Hisarı arasında kalan, yaklaşık 700 metrelik kesim. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul kuşatması öncesinde inşa ettirdiği bu hisar, bugün açık hava müzesi olarak ayakta. Hemen ardından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (1988) gelir ve Avrupa yakası rotasının klasik son noktası burasıdır.

Anadolu Yakası ve Rota Derinliği

Dönüş yolunu Anadolu yakasına yakın kurgulamak, aynı programda ikinci bir manzara katmanı açar. Üsküdar'dan başlayarak:

  • Kuzguncuk: Cami, kilise ve sinagogun aynı sokakta yan yana durduğu, İstanbul'un en çok anlatılan mahallelerinden biri. Tekneden bakıldığında renkli cepheleri kolayca seçilir.
  • Beylerbeyi Sarayı (1865): Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan ve yabancı devlet konuklarının ağırlandığı saray; denizden bakıldığında rıhtım yapısıyla birlikte bütün cephesi görünür.
  • Çengelköy ve Vaniköy: Kıyı boyunca sıralanan ahşap yalılar. Özellikle 17. yüzyıl sonundan kalan Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı, Boğaz'ın ayakta kalan en eski yalısı olarak mimarlık meraklıları için ayrı bir durak.
  • Kandilli ve Anadolu Hisarı: Kandilli'nin tepesindeki gözlemevi ve rasathane yapıları, kıyıdaki Anadolu Hisarı (1395) ile aynı karede.
  • Kanlıca: Kıyıdaki yoğurtçu geleneğiyle anılan bu bölge, rota uzatılacaksa doğal dönüş noktasıdır.

Boğaz'ı kuzeye doğru daha da uzatmak isterseniz Sarıyer, Tarabya Koyu ve Yeniköy'ü geçerek Rumeli Feneri ile Anadolu Feneri'nin karşı karşıya durduğu noktaya ulaşabilirsiniz. Burası Boğaz'ın Karadeniz'e açıldığı kapıdır ve açık deniz koşulları başlar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü bu noktanın kuzeyinde kalır; klasik 3-4 saatlik programlara genellikle dahil edilmez. 170 kişilik bir davette bu kadar kuzeye çıkmak, program süresini ve deniz koşullarını ciddi biçimde uzatır. Kaptanla konuşmadan bunu planlamayın.

Akşam seferlerinde Boğaz bambaşka bir yere dönüşür: köprülerin aydınlatma sistemleri, yalıların pencereleri ve kıyı boyunca uzanan ışık hattı. Dönüş yolu genellikle aynı güzergâhın tersidir ve Ortaköy-Kız Kulesi hattı, gecenin en çok fotoğraflanacak bölümü olur.

Gerçekçi Bir Dört Saatlik Rota Planı

36 metrelik, 170 kişilik bir davet teknesinde süre yönetimi her şeydir. Aşağıdaki akış, kalabalık gruplarda en az kriz çıkaran şablondur. Saatler kalkış saatine göre görecelidir; kaptanın akıntı ve trafik değerlendirmesine göre kayabilir.

  • 0:00 - 0:20 | Eminönü'nde biniş: Misafir karşılama, isim listesi kontrolü, güvenlik brifingi, can yeleği yerlerinin gösterilmesi. Bu bölüm asla atlanmaz.
  • 0:20 - 1:20 | Haliç geçişi: Galata Köprüsü, Kasımpaşa, Haliç Metro Köprüsü, Fener, Balat. Hoş geldiniz konuşması ve açılış ikramı bu durgun suda yapılır.
  • 1:20 - 1:30 | Boğaz'a çıkış: Galata Köprüsü altından geçiş, Kız Kulesi manevrası.
  • 1:30 - 2:45 | Boğaz turu (kuzey yönü): Dolmabahçe, Çırağan, Ortaköy, birinci köprü altı, Arnavutköy, Bebek, Rumeli Hisarı, ikinci köprü. Ana yemek veya ana program bu bölümde servis edilir.
  • 2:45 - 3:45 | Dönüş (Anadolu yakası): Beylerbeyi, Kuzguncuk, Üsküdar, Kız Kulesi. Pasta, konuşmalar, müzik setinin yükseldiği bölüm.
  • 3:45 - 4:00 | Eminönü'ne yanaşma: Vedalaşma, eşya kontrolü, iniş. Kalabalık gruplarda iniş binişten uzun sürer; bunu hesaba katın.

170 Kişilik Tekne Kime Uygun, Kime Değil?

Kapasite bir yetenek değil, bir yönetim meselesidir. 170 kişilik bir tekne, ancak kalabalığınız gerçekten kalabalıksa mantıklı bir yatırımdır. Kendi deneyimimden ve platformdaki rezervasyon eğilimlerinden yola çıkarak grup tiplerini ayıralım.

Kurumsal Gruplar

Bu teknenin en doğal müşterisi şirketlerdir. Yıl sonu yemekleri, bayi ve distribütör toplantıları, ürün lansmanları, motivasyon etkinlikleri, satış ödül törenleri, ekip kaynaştırma programları. Avantajları somut: mekân tamamen size ait, dışarıdan gelen misafir yok, konuşma ve sunum için kontrollü bir ses ortamı kurulabiliyor, gündüz seçeneğinde program sonrası ekip şehre dönmek zorunda kalmıyor. Kalabalık şirketlerde 150-170 kişilik katılım gerçekçi olduğu için, kapasite sınırında takılmazsınız.

Düğün, Nişan ve Kına Organizasyonları

İki ailenin geniş akraba çevresi bir araya geldiğinde 120-170 kişi kolayca dolar. Teknenin sunduğu en büyük avantaj, "mekânı süsleyip sonra toplama" derdini ortadan kaldırması ve kına girişi gibi törensel anların kesintisiz akması. Haliç'in durgun suyu, kına gecesi gibi ayakta geçen bölümlerde denge sorununu minimuma indirir. Fotoğraf tarafında ise arka plan sürekli değişir — tek bir dekorla sınırlı kalmazsınız.

Mezuniyet Baloları ve Üniversite Etkinlikleri

Okul ve üniversite gruplarında 170 kişilik kapasite neredeyse birebir örtüşür: bir sınıf, bir bölüm veya bir kulüp. Burada dikkat edilecek şey tekniktir: genç gruplarda müzik ve dans alanı ihtiyacı yüksektir, oturma düzeni ile dans alanı arasındaki dengeyi baştan kurmak gerekir. Ayrıca reşit olmayan katılımcılar varsa refakatçi öğretmen planı ve iniş-biniş gözetimi mutlaka yazılı olsun.

Kalabalık Aileler ve Sivil Toplum Grupları

Geniş aile buluşmaları, dernek ve oda yemekleri, spor kulübü sezon sonu programları, mahalle ve hemşehri derneği etkinlikleri bu kapasiteye çok uygun. Ramazan'da iftar programları da bu teknede doğal olarak çalışır: kalkış saati ezan vaktine göre ayarlanır, iftar Haliç'in durgun suyunda açılır, sonrasında Boğaz turu yapılır. Yılbaşı programları için de aynı mantık geçerli.

Kimler İçin Uygun Değil?

Dürüst olmak gerekirse bu tekne herkes için değil. Balayı çiftleri, 6-10 kişilik küçük aileler, sessiz bir romantik akşam yemeği arayanlar veya evlilik teklifi planlayanlar bu ölçekte kaybolur. Böyle bir ihtiyacınız varsa daha küçük gruplar için Özel Gün Davet Teknesi veya parti donanımlı 23 metrelik Boğaz yatı çok daha isabetli bir tercih olur. Ayrıca bu tekne yüzme turu, dalış veya balık avı programı için tasarlanmamıştır; Boğaz'da yüzmek zaten akıntı nedeniyle mümkün değildir. Amaçlı bir rota değişikliği istiyorsanız bunu rezervasyon öncesinde açıkça konuşun.

Bireysel katılımlı, karma bir akşam yemeği-gezisi formatı arıyorsanız, özel kiralama yerine Boğaz'da akşam yemeği ve eğlence gezisini Turlago'da inceleyin; bu seçenek iki kişilik veya küçük gruplar için daha ekonomik olur.

Maliyet Matematiği: 170 Kişide Kişi Başı Ne Düşer?

İlanın saatlik kiralama bedeli 18.750 TL. Bunu grubunuza böldüğünüzde tablo şöyle çıkar (yalnızca tekne kiralama bedeli; yiyecek-içecek, müzik, süsleme, personel ve transfer dahil değil):

  • 2 saat: 37.500 TL — 170 kişiyle kişi başı yaklaşık 220 TL, 150 kişiyle yaklaşık 250 TL.
  • 3 saat: 56.250 TL — 170 kişiyle kişi başı yaklaşık 331 TL, 150 kişiyle yaklaşık 375 TL, 120 kişiyle yaklaşık 469 TL.
  • 4 saat: 75.000 TL — 170 kişiyle kişi başı yaklaşık 441 TL, 150 kişiyle 500 TL.

Buradaki gerçek ders şu: Tekne ne kadar dolarsa kişi başı maliyet o kadar düşer, ama yan harcamalar sabit kalmaz. İkram, müzik, süsleme ve personel genellikle kişi başına hesaplanır, dolayısıyla 170 kişilik bir davette toplam bütçenin tekne kısmı genelde küçük kalır. Rezervasyon yaparken "tekne + ikram + müzik + süsleme + servis" kalemlerini tek bir anahtar teslim teklif olarak isteyin. Aksi halde bütçe, beklediğinizden belirgin biçimde yukarı kayar.

Bir diğer maliyet kalemi de minimum kiralama süresidir. Kalabalık davetlerde 2 saat genellikle yetmez: biniş ve iniş zaten 30-40 dakikanızı alır. Gerçekçi minimum 3 saat, rahat bir program için 4 saattir.

Mevsim, Rüzgâr ve Deniz Durumu

İstanbul'da tekne programı planlarken takvimden çok rüzgârı düşünmek gerekir. Boğaz'ın kendine özgü iki baskın rüzgârı vardır: kuzeydoğudan esen poyraz ve güneybatıdan esen lodos. Poyraz serin ve serttir, özellikle kış aylarında ve kuzey Boğaz'da dalga yapar. Lodos ise Marmara'yı karıştırır ve açık alanlarda deniz durumunu bozar. Buna karşılık Haliç, her iki rüzgârdan da büyük ölçüde korunur — programınızın Haliç ayağını esnek tutmanız bu yüzden değerli.

  • Mayıs - Haziran: Şehrin en dengeli dönemi. Günler uzun, akşamüstü ışığı Boğaz'da çok net, deniz genellikle sakin. Kurumsal etkinlikler ve düğünler için en güvenli pencere.
  • Temmuz - Ağustos: Sıcak ve nemli, ama akşam seferleri çok keyifli. Talep zirvede olduğu için cuma-cumartesi tarihlerini haftalar önce ayırtmak gerekir.
  • Eylül - Ekim: Suyun hâlâ ılık, havanın serinlemeye başladığı, kalabalığın azaldığı dönem. Fotoğraf açısından da en verimli aylar.
  • Kasım - Mart: Kapalı alanın önemi artar. Bu aylarda programın büyük bölümü iç mekânda geçeceği için 170 kişilik davetlerde iç yerleşim planını önceden görmek isteyin. Yılbaşı ve iftar dönemleri bu sezonun en yoğun tarihleridir; kesin tarihleri aylar öncesinden kilitleyin.

Nisan ayı ayrı bir başlık hak ediyor: Emirgan Korusu'nun lale mevsimi ve şehrin bahar hareketliliği nedeniyle Boğaz trafiği artar, ama kıyı manzarası yılın en renkli halindedir.

Rezervasyondan Önce Sorulacak 12 Soru

  1. Bu tarih ve saat için kesin müsaitlik var mı, kapora oranı nedir?
  2. Minimum kiralama süresi kaç saat?
  3. Fiyata hangi hizmetler dahil, hangileri hariç? (ikram, servis personeli, müzik sistemi, süsleme)
  4. Teknede sabit oturma kapasitesi kaç kişi, ayakta kaç kişi? 170 kişilik grupta kaç kişi oturarak yemek yiyebilir?
  5. Mutfak var mı, yoksa ikram dışarıdan mı geliyor?
  6. Kendi yemek tedarikçimizi getirebilir miyiz, işletme hizmet bedeli alıyor mu?
  7. Kendi müzik grubumuzu veya DJ'imizi getirebilir miyiz? Ses sistemi ve ses seviyesi sınırı var mı?
  8. Rota üzerinde hangi noktalara mutlaka uğranıyor, rotayı özelleştirebilir miyiz?
  9. Kötü hava durumunda politika nedir: erteleme mi, iade mi, Haliç içi alternatif program mı?
  10. Biniş saati ile kalkış saati arasındaki fark ne kadar, geç kalan misafirler için bekleniyor mu?
  11. Tekerlekli sandalye erişimi, bebek arabası ve yaşlı misafirler için biniş rampası nasıl çalışıyor?
  12. İç mekân ısıtma/soğutma sistemi var mı, kış programlarında kaç kişilik kapalı alan kullanılabilir?

Bu soruların yazılı cevabını almak, etkinlik günü çıkacak anlaşmazlıkların büyük kısmını ortadan kaldırır. Kalabalık davetlerde sözlü anlaşmalar en zayıf halkadır.

Gemide Pratik Detaylar: Deneyimi Kurtaran Küçük Şeyler

  • Deniz tutması: Boğaz'ın akıntısı ve vapur trafiği hassas misafirlerde rahatsızlık yaratabilir. İlaç kullanacaklarsa kalkıştan en az bir saat önce almalarını söyleyin. Gemide en iyi pozisyon üst güverte veya açık alandır; ufka bakmak yardımcı olur. Haliç ayağı bu misafirler için bulunmaz bir nefes alma alanıdır.
  • Giyim: Su üzerinde hava, kıyıya göre birkaç derece serin ve rüzgârlıdır. Yaz akşamlarında bile ince bir ceket isteyen misafir çok olur. Topuklu ayakkabı güvertede hem tehlikeli hem de bazı teknelerde yasaktır; bunu davetiyeye yazın.
  • Ayakkabı: Pek çok davet teknesi iç mekânda ayakkabı çıkarmayı ister. Kalabalık bir gruba bu bilgiyi önceden vermezseniz, biniş alanı karışır.
  • Çocuklar: Kaç çocuk geleceğini ve hangi yaş aralığında olduğunu önceden bildirin. Can yeleği bedenleri sınırlı olabilir.
  • İletişim: 170 kişilik bir davette telefon çekmeyebilir veya gürültüden duyulmaz. Sorumlu iki kişinin numarasını birbirinize verin.
  • Fotoğraf: Avrupa yakası kıyıları gündüz net, akşam seferlerinde köprü aydınlatmaları devreye girdiğinde arka plan canlanır. Grup fotoğrafı için en uygun an, tekne Haliç'ten çıkıp Kız Kulesi açıklarına geldiğinde.
  • Katı kurallar: Tekneden suya atlamak, kıyıya yakın bölgelerde güverte kenarına oturmak ve kaptanın uyarılarını görmezden gelmek, hem yasal hem hayati risk. Brifingde bu maddeleri açıkça söyleyin.

Kalabalık Davetleri Batıran Yedi Hata

  1. Kapasite ile katılımı karıştırmak. 170 kişilik tekneye 170 kişi gelmek zorunda değil. Çekirdek grubunuz 60 kişiyse, o tekne sizin için doğru ölçek değildir.
  2. Biniş süresini hesaplamamak. 170 kişinin tekneye binmesi 30-40 dakika alır. Bunu program süresinden düşün.
  3. Yan harcamaları bütçeye koymamak. İkram, müzik ve süsleme kalemlerini baştan yazmayan organizasyonların bütçesi genelde yüzde 30-40 şişer.
  4. Konuşma ile müziği üst üste bindirmek. DJ'i olan bir programda anons ve konuşma için ayrı bir zaman aralığı belirleyin.
  5. Tek koordinatörle çalışmak. Yükleme, karşılama, sahne akışı ve iniş için en az üç kişilik bir ekip gerekir.
  6. Özel beslenme ihtiyaçlarını son güne bırakmak. Vejetaryen, vegan, glutensiz ve çocuk menüleri için önceden yazılı onay alın.
  7. Hava planı olmaması. Rüzgâr nedeniyle rota kısaldığında program akışınız ne olacak? Bunu önceden yazılı olarak netleştirin.

Sonuç: Rota mı, Kapasite mi Önce Gelir?

Eminönü kalkışlı 170 kişilik davet teknesinin asıl değeri, tek bir manzarada değil, iki farklı su karakterini tek programda birleştirebilmesinde. Haliç'in korunmuş durgunluğu size tören, konuşma ve servis için güvenli bir zemin verirken; Boğaz'ın akıntılı, hareketli ve görkemli hattı programın vitrinini oluşturuyor. Kalabalık bir grubu yönetmenin en zor kısmı olan "herkes aynı anda aynı şeyi yaşasın" sorununu, tekne doğal olarak çözüyor: herkes aynı güvertede, aynı rotada, aynı anda.

Karar verirken şu sıralamayı kullanmanızı öneririm: önce katılımcı sayınızı netleştirin, sonra program süresini, sonra rota tercihinizi belirleyin. Bu üçü netleştiğinde tekne seçimi neredeyse kendiliğinden çıkar. 36 metrelik, turizm ruhsatlı bu teknenin geniş güvertesi ve ferah iç mekânı, 170 kişilik bir grubu hem açık havada hem kapalı alanda ağırlayabilecek şekilde tasarlanmış; saatlik, günlük ve özel program seçenekleriyle Marmara ve Boğaz sularında hizmet veriyor.

Kesin tarih, müsaitlik ve güncel fiyat için 170 kişilik kiralık davet teknesini Turlago'da inceleyin ve etkinlik tarihinizi erken kilitleyin. Cuma ve cumartesi akşamları ile Ramazan ve yılbaşı dönemi, bu kapasitedeki teknelerde en hızlı kapanan tarihlerdir. Alternatif olarak daha küçük gruplar için Özel Gün Davet Teknesi seçeneğine, bireysel katılımlı bir akşam için ise Boğaz'da akşam yemeği ve eğlence gezisine göz atabilirsiniz.