





İstanbul'dan uçakla Van'a ulaşarak başlayan bu 4 günlük tur, Doğu Anadolu'nun tarihi ve doğal zenginliklerini bir arada sunuyor. Van Gölü kıyısında verilen molayla güne başlanır, ardından göl üzerinde yapılan tekne turuyla Akdamar Adası'na geçilir. Tur boyunca Van, Kars ve Erzurum'un öne çıkan durakları rehber eşliğinde gezilir; dönüş ise Erzurum'dan uçakla İstanbul'a yapılır.
Van Gölü kıyısında verilen molayla güne başlanır ve yöreye özgü Van kahvaltısı yapılır. Ardından tuzlu ve sodalı suya sahip gölde yapılan yarım saatlik tekne turuyla Akdamar Adası'na ulaşılır. Van ile Bitlis arasında, gölün içinde yer alan bu ada, bölgenin ikinci büyük adasıdır. Adada, Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel'e yaptırılmış kilise bulunur. Rehberin anlattığı kavuşamayan aşıkların hikayesinin ardından fotoğraf çekimi için serbest zaman verilir.
Öğle yemeği molasının ardından Tuşpa olarak da bilinen, gerçek adı kral I. Sarduri'den dolayı Sardurihinili olan Van Kalesi'ne gidilir. Surlar, Kale Camii, Urartu krallarının kaya mezarları ve kale kapıları rehber eşliğinde görülür. Kalenin ardından bölgenin sevimli canlılarından Van kedilerinin görülebileceği Van Kedisi Evi'ne geçilir. Günün sonunda yöreye özgü el dokuma halıların görülebileceği mağazaya uğranır ve konaklama Van'da yapılır.
İkinci gün otelde alınan kahvaltının ardından Bend-i Mahi Çayı üzerinde bulunan ve Tendürek Dağı'ndan beslenen Muradiye Şelalesi'ne gidilir. Fotoğraf molasının ardından İran sınırına komşu Doğubeyazıt'a geçilir. Buradaki durak, 220 yıl önce yapılan ve 1. Dünya Savaşı'na kadar Bayezid Sancağı'nın yönetildiği İshakpaşa Sarayı'dır. 116 odalı saray, ovaya hakim konumu ve taş işlemeli anıtsal kapılarıyla gezilir. Doğubeyazıt'ta verilen öğle yemeği ve alışveriş molasının ardından 5137 metre yükseklikteki Ağrı Dağı'nı fotoğraflamak için durulur ve Iğdır, Digor üzerinden Kars'a ulaşılır.
Kars şehir merkezinde yapılan turda Kars Kalesi, Kümbet Camii (12 Havariler Kilisesi), Kars Taşköprü ve Namık Kemal'in bir dönem yaşadığı ev görülür. Rus Baltık mimarisinin örneklerinden biri olan ve bir dönem kilise olarak kullanılıp sonradan camiye çevrilen Fetiye Camii de gezilir. Kars'ın meşhur peynirleri ve balının satın alınabileceği yöresel ürünler mağazasına uğranır. Ardından Sarıkamış şehitleri için yapılmış Kanlı Tabya Sarıkamış Şehitleri Müzesi ziyaret edilir; müzedeki interaktif salonlarda dönemin ruhu hissedilir. Konaklama Kars'ta yapılır.
Üçüncü gün Türkiye-Ermenistan sınırında bulunan ve Ermeni ile Selçuklu kültürünün önemli birleşme noktalarından olan Ani Harabeleri'ne gidilir. Surlar, kapılar, Surp Pirgiç Kilisesi (Keveli Kilise), Surp Kirkor Kilisesi (Tigran Honents Kilisesi), Katedral (Meryem Ana Kilisesi), Küçük Hamam, Ebul Muhammeran Camii, Sultan Sarayı, Anadolu'nun ilk Türk camisi olan Menuçehr Camii ve İpekyolu Köprüsü rehber eşliğinde gezilir. İki ülke arasındaki sınırı oluşturan Arpaçay'a tepeden bakıldıktan sonra Çıldır Gölü'ne geçilir. Doğal bir set gölü olan ve kış aylarında donan Çıldır Gölü'nde öğle yemeği molası ve serbest zaman verilir; dileyen misafirler atlı kızaklara binerek göl üzerinde gezinti yapabilir, buz içerisinde balık tutabilir ve fotoğraf çekebilir. Akşam yemeğinin ardından dileyen misafirler Kafkas gecesine katılabilir. Konaklama Kars'ta yapılır.
Dördüncü gün Kars garından Doğu Ekspresi'nin pulman koltuğunda, Kars