





İstanbul'dan gece yola çıkan bu üç günlük tur, Ege'nin kuzey kıyılarını Bozcaada'dan Assos'a, Ayvalık'tan Cunda Adası'na uzanan bir hat boyunca gezdiriyor. Yolculuk bir gece otel konaklamasıyla destekleniyor; ada, antik kent ve sahil kasabası aynı programda buluşuyor.
Geyikli feribot iskelesinden yaya olarak geçilen Bozcaada'da ilk durak, heybetli görüntüsüyle dikkat çeken Bozcaada Kalesi oluyor. Ardından adanın Türk ve Rum mahallelerinde şirin sokaklar arasında yürüyüş yapılıyor. Gün boyu süren serbest zamanda isteyenler Talay Şarap Fabrikası'nı ziyaret edip alışveriş yapabiliyor, denize girmek isteyenler Ayazma Plajı ya da Akvaryum Koyu'na gidebiliyor, rüzgar güllerine çıkıp manzaranın tadını çıkarabiliyor.
Feribotla adadan ayrıldıktan sonra Antik Dünyanın önemli merkezlerinden Behramkale'ye, bilinen adıyla Assos'a geçiliyor. Köyün girişinde araçtan inilerek 238 metre yükseklikte andezit bir kayaç üzerine kurulmuş akropole çıkılıyor; bilgelik ve zeka tanrıçası Athena adına yapılmış, Antik Dönemin ilk Dor Düzeni ile inşa edilmiş tapınağı rehber eşliğinde görülüyor. Köy meydanında fincanda pişen sakızlı Türk kahvesi yudumlanabiliyor. Akşam yemeği ve konaklama otelde.
Son gün otelde alınan kahvaltının ardından Ayvalık'a hareket ediliyor. Merkezde kapı tokmakları, pencereleri, tahta ve taş işçiliğiyle Ayvalık Evleri görülüyor, çarşıda serbest dolaşılıyor. Ardından Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü üzerinden Cunda Adası'na, yeni adıyla Alibey Adası'na geçiliyor; nostaljik gezide Arnavut kaldırımları üzerinde yürünüyor ve günümüze en iyi şekilde korunarak gelmiş Taksiryannis Kilisesi dışarıdan görülüyor. Öğle yemeğinin ardından tüm Ayvalık Adaları ve Midilli Adası'nın görülebildiği Şeytan Sofrası'na çıkılıyor; efsaneye göre Şeytan'a ait olduğu söylenen ayak izi görülüyor. Serbest zamanın ardından İstanbul'a dönüş yolculuğu başlıyor.