



İstanbul'dan Türk Hava Yolları uçuşuyla Torino'ya varıp Savoy Hanedanı'nın başkentinde, tarihî yolculuk yolcularının İtalya'daki ilk durağında beş günlük bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Dört gece süren program boyunca Torino ve Milano'da konaklıyor, Ligurya kıyılarından Alp göllerine uzanan bir hat izliyorsunuz. Museo Egizio'nun papirüsleri, Mole Antonelliana'nın kubbenin altında yükselen sinema galerileri ve Portofino'nun rengârenk cepheli piazzettası bu yolculuğun somut durakları arasında.
Kraliyet Sarayı ile Palazzo Madama'nın çevrelediği Piazza Castello'dan başlayan yürüyüş, Roma dönemindeki Augusta Taurinorum kampından kalan ızgara plan üzerinde portikolu Via Roma'yı izleyerek tarihî kafeleriyle anılan Piazza San Carlo'ya ulaşıyor. Öğle yemeğinin ardından yalnızca Eski Mısır uygarlığına ayrılmış dünyanın en eski müzesi kabul edilen Museo Egizio'ya geçiyorsunuz; heykel galerisi, papirüsler ve Deir el-Medina işçi köyünden gelen Kha ve Merit'in mezar eşyaları bir uygarlığı gündelik hayatı üzerinden okumanızı sağlıyor.
Apeninler'i aşarak Ligurya kıyılarına iniyorsunuz. Petrarca'nın "La Superba" diye andığı Cenova'da rehber eşliğinde UNESCO Dünya Mirası Via Garibaldi'yi ve saraylarını dışarıdan tanıyor, San Lorenzo Katedrali ile Piazza De Ferrari üzerinden limana iniyorsunuz. Santa Margherita Ligure'den sonra hava ve deniz koşulları uygun olduğunda tekneyle Portofino'ya ulaşıyor, küçük limanı yukarıdan izleyen Castello Brown'ın çevresinde yürüyorsunuz.
Torino'da MAUTO'nun ilk motorlu araçlardan İtalyan tasarımının klasikleşmiş modellerine uzanan koleksiyonunu geziyor, ardından Mole Antonelliana'ya geçiyorsunuz. Mimar Alessandro Antonelli'nin 1863'te sinagog olarak başladığı anıt bugün Ulusal Sinema Müzesi'ne ev sahipliği yapıyor; optik oyuncaklardan film setlerine uzanan galerileri kubbenin altında keşfediyorsunuz. Milano'da ise 1386'da temeli atılan Duomo'nun mermer cephesini meydandan inceliyor, Galleria Vittorio Emanuele II'den geçerek 1778'de açılan La Scala Opera Binası'nın önüne ulaşıyor ve Via Manzoni'de genç Hemingway'in izini sürüyorsunuz.
Buzulların oyduğu Alp gölleri bölgesinde ilk durak Como: Genç Plinius'un doğduğu, Alessandro Volta'nın ömrünü geçirdiği kentte Gotik ve Rönesans üsluplarını buluşturan Duomo'dan göl kıyısına uzanan tarihî merkezde yürüyorsunuz. Ardından Maggiore Gölü kıyısındaki Stresa'ya geçiyor, zarif göl promenadı ve Borromeo Adaları'na açılan manzarasıyla Belle Époque otellerinin sıralandığı kıyıda öğle yemeği için serbest zaman geçiriyorsunuz. Programın ayrıntıları için gün gün akışa göz atabilir, ikinci günde Cenova'nın Via Garibaldi'sinden Portofino'ya uzanan rotayı izleyebilirsiniz.
Tap a date to open the booking calendar with that date selected.