
İtalya'nın kuzeyinden başlayıp Roma'ya uzanan 8 günlük bir rota sizi bekliyor. Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan AJet'in tarifeli seferiyle Milano'ya uçuyor, özel otobüslerle şehir merkezine geçiyorsunuz. Milano Katedrali'nin beyaz mermer cephesindeki oymalar ve tepesindeki altın Madonnina heykeli, yolculuğun ilk durağında karşınıza çıkıyor. Hemen yanındaki Galleria Vittorio Emanuele II ise cam tavanı ve mozaik zeminleriyle katedralin gölgesinde ayrı bir dünya açıyor.
Milano sabahından sonra rotanız İtalya'nın en büyük gölü Garda Gölü'ne dönüyor; zümrüt yeşilinden maviye geçen suların kıyısında yürüyüş yapmak için duruyorsunuz. Ardından Venedik Tronchetto meydanına varıp kısa bir vapur yolculuğuyla San Marco Meydanı'na geçiyorsunuz. Altın mozaikleriyle San Marco Bazilikası, mahkumların hücrelerine giderken son kez şehre baktığı Ahlar Köprüsü ve Büyük Kanal boyunca sıralanan Rönesans sarayları panoramik şehir turunun parçaları. Rialto Köprüsü, Dükler Sarayı, Çan ve Saat Kulesi ile Giorgio Maggiore Kilisesi de bu yürüyüşte görüş alanınıza giriyor.
Floransa, Rönesans'ın doğduğu şehir olarak sanat ve bilim tarihini sokaklarında taşıyor; Medici ailesinin hamiliğinde Leonardo da Vinci, Michelangelo, Botticelli ve Brunelleschi'nin çalıştığı bu açık hava galerisinde Arno Nehri, kuyumcularıyla ünlü Ponte Vecchio, Palazzo Vecchio ve Herkül ile Davut heykellerine ev sahipliği yapan Piazza Della Signoria sizi karşılıyor. İtalya'nın en yüksek üçüncü kubbesine sahip Santa Maria del Fiore Duomo ile kapısıyla ünlü Vaftizhane de bu yürüyüşün durakları arasında. Bir başka gün Pisa'ya geçiyor, eğik duruşuyla dünyaca ünlü Pisa Kulesi'ni ve yanındaki Mucizeler Meydanı'ndaki beyaz mermer Duomo Katedral ile Vaftizhane'yi görüyorsunuz. Portofino'ya uzanan tekne turu ise Akdeniz kıyısındaki bu küçük kasabanın sakin atmosferini yakından tanıtıyor.
Ortaçağ kasabası San Gimignano'ya adım attığınızda ilk dikkatinizi kuleler çekiyor; bir zamanlar 72 olan kulelerden bugün 14'ü ayakta ve eski zengin ailelerin gücünü simgeliyor. Piazza del Duomo'daki San Gimignano Katedrali'nin freskleri Ortaçağ İtalya'sının ruhunu taşırken, adını ortasındaki eski su sarnıcından alan Piazza della Cisterna taş binalarıyla zaman tüneli hissi veriyor. Siena'da şehrin kalbi Piazza del Campo, mermer Fonte Gaia çeşmesi ve her yıl iki kez düzenlenen Palio di Siena at yarışına ev sahipliği yapıyor; beyaz ve yeşil mermerlerle kaplı Siena Katedrali de görülecek yerler arasında. Roma'da ise Cem Sultan'ın hapsedildiği Castel Sant'Angelo, gladyatörlerin arenası Kolezyum, Tatlı Hayat filmiyle ünlenen Aşıklar Çeşmesi, Pantheon ve 135 basamaklı İspanyol Merdivenleri sizi bekliyor. Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'nda dikilitaş ve sütunlar arasında serbest zaman ayırıyorsunuz.
Roma çıkışlı günde Castel Gandolfo'nun taş sokakları, göl manzarası ve Papalık Sarayı tarih ile doğanın iç içe geçtiği bir kasaba tablosu çiziyor. Nemi'nin çilek tarlaları ve her yıl düzenlenen Çilek Festivali rotanın renkli durağı; ardından İtalya'nın ünlü outlet bölgesinde serbest zaman veriliyor. Bordo pasaportla Schengen vizesi gerekir. Turun sonunda Roma havalimanından AJet'in tarifeli seferiyle İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na uçuyorsunuz. Programın altıncı gününde Kolezyum'un ardından Aşıklar Çeşmesi'nde tutacağınız dilek, bu rotanın en akılda kalan anlarından biri olabilir.
Tap a date to open the booking calendar with that date selected.