





Ramazan Bayramı özel döneminde çıktığınız bu 4 günlük rotada Ege'nin saklı köylerini birbirine bağlayan bir yolculuk sizi bekliyor. İstanbul'dan gece yolculuğuyla başlayan program, İzmir'de 4* ve 5* otellerde 2 gece konaklama ve otelde açık büfe kahvaltı ile akşam yemekleriyle ilerliyor; gündüzleri Birgi'nin tarihi konaklarından Tire pazarına, Şirince'nin taş sokaklarından Alaçatı'nın Arnavut kaldırımlarına kadar uzanan bir köy hattı çiziyorsunuz. Yol boyunca ulaşım lüks araçlarla sağlanıyor ve profesyonel bir rehber size eşlik ediyor.
Turun ilk durağı, Aydınoğulları Beyliği'nin yönetim merkezi olan Birgi. Aydınoğlu Mehmet Bey Camii, İmam-ı Birgivi külliyesi, tarihi Çakırağa konağı, Umur Bey anıtı, Derviş Ağa Medresesi ve Hamamı gezdiğiniz başlıca yapılar arasında. Köy sokaklarında yürürken kendinizi başka bir zaman diliminde buluyorsunuz. Ardından Ödemiş'i panoramik olarak geçip Tire'ye varıyorsunuz; Hititler döneminden bu yana kesintisiz yerleşim görmüş bu kasabada Kent Tarihi Müzesi, hanlar, Yalınayak hamamı ve Necip Paşa kütüphanesi rotanızı oluşturuyor. Ülke geneline ünü yayılmış Tire pazarı ve yöresel lezzetler için serbest zamanınız var.
Dilek Yarımadası Milli Parkı sınırları içinde kurulmuş Doğanbey Köyü, rotanın doğayla buluştuğu durak. Milli parka ait müzeyi gezip köy sokaklarında dolaşıyorsunuz; birçok dizi ve filme dekor olmuş bu sokaklar günün en fotojenik anlarını sunuyor. Sonrasında zeytinlikler arasından geçen bir yolla eski adı Çirkince olan Şirince'ye ulaşıyorsunuz. Bölgenin meyveli şaraplarını bulacağınız Şarap Evi ziyaretinin ardından rehberin köy hakkındaki anlatımıyla serbest zaman başlıyor; kumda kahve içmek ya da hediyelik eşya alışverişi yapmak size kalıyor.
Türkiye'nin ilk Sakin Şehir unvanını 2009'da alan Seferihisar'ı görerek başladığınız günde, Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilen Osmanlı Kalesi'ni ve İç Kale'deki orijinal dokusunu korumuş evleri geziyorsunuz. Kale içindeki üretici pazarında alışveriş için serbest zaman ayrılıyor. Urla'da Necati Cumalı Evi'ni ziyaret edip Rum Evleri'nden oluşan Sanat Sokağı'ndan geçiyor, Urlalı kadınların kooperatif ürünlerini sattığı üretici pazarına uğruyorsunuz. Türkiye'nin ilk Oyuk Festivali'ne ev sahipliği yapan Barbaros Köyü'nde korkuluklar eşliğinde yürüyor, Slow Food hareketine katılan tek köy olan Germiyan Köyü'nde çiçek motifli sokaklarda mola veriyorsunuz. Gün, Rum ve Osmanlı mimarisinin iç içe geçtiği Alaçatı'nın dar taş sokaklarında serbest zamanla tamamlanıyor.
Dört günün her birinde hangi köyde ne kadar kaldığınızı, hangi yapıları gezdiğiniz ve yemek molalarının nerede verildiğini sayfadaki gün gün programdan takip edebilirsiniz; özellikle Alaçatı ve Şirince'deki serbest zaman dilimleri planınızı önceden yapmanız için fikir verir.