





İstanbul'dan gece yola çıkan bu dört günlük tur, Batı Karadeniz'in kanyonlarını, tarihi köylerini ve sahil kasabalarını bir araya getiriyor. Küre Dağları'nın derin vadilerinden Safranbolu'nun taş konaklarına, Amasra'nın kıyılarından Zonguldak'ın yer altı dünyasına uzanan bir rota sizi bekliyor. İki gece otel konaklamasıyla düzenlenen program, doğa yürüyüşlerini ve kültür gezilerini iç içe sunuyor.
İlk günün sabahında kahvaltının ardından Küre Dağları Milli Parkı'na doğru yola çıkılıyor. Azdavay Çatak Kanyonu'nda kısa bir yürüyüş parkurunun sonunda, kanyon tabanından 450 metre yükseklikteki cam terastan vadiyi izliyorsunuz. Ardından Horma Kanyonu'na geçiliyor; burada 3 kilometrelik yürüyüş yolunda endemik bitkiler ve doğal akvaryum manzaraları eşliğinde yürüyorsunuz. Parkurun sonunda Ilıca Şelalesi'ne uğranıyor ve Pınarbaşı ilçesinden dünyanın en derin ikinci kanyonu olan Valla Kanyonu'na gidiliyor. Muratbaşı Köyü'ne kadar araçla gidip yürüyerek keşfe başlıyorsunuz; 800 metre derinliğe ve 12 km uzunluğa sahip kanyon, Devrekâni çayının oluşturduğu vadisiyle nefes kesen manzaralar sunuyor. Seyir terasından vadiyi izledikten sonra otelinize hareket ediliyor; akşam yemeği ve konaklama Karabük'te.
Üçüncü gün kahvaltının ardından eski bir Bektaşi köyü olan ve Yörük Türklerinin yaşadığı Yörük Köyü'ne varılıyor. Köy halkının ortak kullanım alanı olan eski çamaşırhane, Sipahioğlu Konağı ve köy pazarı geziliyor. Ardından Fatih Sultan Mehmet'in "Lala, Lala Çeşm-i Cihan dedikleri bu mu ola" sözleriyle ün kazanan Amasra'ya ulaşılıyor. Öğle yemeği deniz kenarındaki bir balık restoranında, Amasra'ya özgü salatasıyla alınıyor. Yemek sonrasında Cenevizliler döneminden kalma Amasra Kalesi, Bizans döneminden kalma ve kiliseden çevrilme Fatih Cami ile Kale Mescidi, Boztepe ve Çekiciler Çarşısı geziliyor. Dileyen misafirler Amasra'da tekne turuna katılabiliyor. Gezilerin ardından otele dönülüyor; akşam yemeği ve konaklama otelde.
Son gün kahvaltının ardından Yenice Ormanları'ndaki Şeker Kanyonu mesire alanına gidiliyor ve 6,5 km uzunluğundaki kanyon manzarasında vadi izleniyor. Ardından Zonguldak'a geçiliyor; 875 metresi turizme açık olan Gökgöl Mağarası ziyaret ediliyor. Türkiye'nin ilk ve tek maden müzesi olma özelliğini taşıyan Maden Müzesi'nde taş kömürünün yer altındaki üretim koşulları yansıtılıyor; isteyen misafirler eski eğitim ocağına iniyor. Müze gezisinin ardından liman bölgesinde serbest zaman veriliyor. 75 yıllık geçmişe sahip Varagel Tünelleri hakkında bilgi alındıktan sonra Ereğli'ye hareket ediliyor ve Gazi Alemdar Müzesi geziliyor. Dönüş yolculuğunun ardından akşam saatlerinde İstanbul'a varılıyor ve tur sona eriyor.