




İstanbul'dan sabahın erken saatlerinde hareket eden bu dört günlük otobüs turu, Bulgaristan ve Romanya'nın öne çıkan şehirlerini bir araya getiriyor. Dereköy sınır kapısından geçildikten sonra rota Nessebar'a dönüyor; ardından Varna, Bükreş ve Transilvanya'ya uzanıyor. Konaklamalar 3* ve 4* otellerde yapılıyor.
Burgas'a bağlı dar bir geçitle anakaraya bağlanan kayalık yarımadanın üzerindeki Nessebar, 1983 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirasları listesine seçilmiş bir antik kent. Tarihi yarımadada Roma, Bizans ve Orta Çağ kalıntıları ile Bulgar kiliseleri bin yıldır varlığını koruyor; kentin 13. ve 14. yüzyıldan kalma kiliseleri, özellikle cephe tasarımlarıyla ilgi çekiyor. Nessebar'ın ardından Bulgaristan'ın üçüncü büyük şehri ve Karadeniz'in incisi olarak adlandırılan Varna'ya geçiliyor. Rehber eşliğindeki yürüyüş turunda Deniz Parkı, Bazilika ve Katedral panoramik olarak görülüyor; sonrasında şehri keşfetmek ve yemek yemek için serbest zaman ayrılıyor.
İkinci gün Romanya'nın başkenti Bükreş'e doğru yola çıkılıyor. Sınır işlemlerinin ardından şehir merkezinde başlayan yürüyüş turunda Devrim meydanı, Cumhuriyet meydanı, büyük kütüphane, zafer takı, tiyatro binası ve Atatürk büstü görülecek yerler arasında. Serbest zamanda şehrin kafelerinde kahve içilebilir, yemek yenebilir ve hediyelik eşya alışverişi yapılabilir. Gün, Çavuşesku tarafından yaptırılan Parlamento Binası'nın dışarıdan fotoğraflandığı bir noktayla sürüyor.
Üçüncü gün Transilvanya'ya ayrılıyor. İlk durak, Sinaia'da 1. Carol tarafından yaptırılmış Peleş şatosu; mobilyaları, silah koleksiyonu, kütüphanesi, avizeleri ve odalarıyla geziliyor. Ardından Drakula Şatosu olarak da anılan Bran Şatosu ziyaret ediliyor; hemen yanı başındaki pazarda hediyelik eşya alınabilir, yöresel peynirlerin tadına bakılabilir ve restoranlarda öğle yemeği yenebilir. Günün son durağı Brasov'da serbest zamanda kafelerde oturulabilir ve fotoğraf çekilebilir.
Son gün, eski Bulgar Krallığı'nın başkenti Veliko Tırnova'ya gidiliyor. Kendine özgü yapısı ve manzaralarıyla şehirde panoramik bir tur yapılıyor; serbest zamanda kale ziyaret edilebilir, hediyelik eşya alınabilir ve yöresel yemeklerin tadına bakılabilir. Ardından İstanbul'a dönüş yoluna geçiliyor ve misafirler alındıkları noktalarda bırakılıyor.