





İstanbul çıkışlı bu iki günlük turda Osmanlı'nın başkenti Edirne'nin tarihi dokusundan Trakya'nın Karadeniz kıyısındaki doğal güzelliklerine uzanan bir rota izlenir. İlk gün şehrin camileri, çarşıları ve müzeleri gezilirken ikinci gün Dupnisa Mağarası, İğneada ve Kıyıköy'ün orman ve deniz manzaraları öne çıkar. Tur, bir gece Edirne otellerinde konaklamayı kapsar.
Sabah erken saatlerde belirlenen kalkış noktalarından hareket edilir ve Edirne'ye varılır. Gezi, kapısıyla ünlü Üç Şerefeli Camii, yazılarıyla öne çıkan Eski Camii, Bedesten ve Mimar Sinan'ın ustalık eseri Selimiye Camii ile Arasta Çarşısı'nda başlar. Ardından Deva-i Misk tatlısı, badem ezmesi, Edirne peyniri, aynalı gelin süpürgesi ve yöresel meyve sabunları için serbest zaman verilir. Öğle yemeğinin ardından 16. yüzyılda su sesi, müzik ve güzel kokular eşliğinde akıl hastalarının tedavi edildiği II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi gezilir. Gün, Lozan Barış Antlaşması'yla Türk topraklarına katılan Karaağaç bölgesine geçilerek sürer; Meriç Köprüsü, Lozan Anıtı ve Tarihi Tren İstasyonu görülür, kır kahvesinde çay molası verilir. Akşam yemeği ve konaklama otelde gerçekleşir.
Otelde alınan sabah kahvaltısının ardından Dupnisa Mağarası'na gidilir. Yaklaşık 180 milyon yıl önce oluşmuş mermerler içinde gelişen mağara, birbirine bağlı iki kat ve üç bölümden oluşur; içinden nehir geçen 3 km'den uzun galerisi ve el değmemiş sarkıt-dikitleri görülür. Yarasaların kış uykusu döneminde mağaranın büyük bir kısmı ziyarete kapalıdır. Ardından Trakya'nın doğayla iç içe sahil kasabası İğneada'ya varılır, sahil gezilir ve Longoz Ormanları hakkında bilgi alınacak İğneada Ziyaretçi Merkezi ziyaret edilir. Öğle yemeğinin ardından Limanköy panoramik olarak görülür ve Bulgaristan sınırındaki Beğendik Köyü'ne kısa bir gezi yapılır. Son durak, ormanlarla çevrili Karadeniz kasabası Kıyıköy'dür; Pabuçdere ve Kazandere dereleri buradan denize dökülür ve dileyenler Pabuçdere üzerinde tekne turuna katılabilir. Dünyanın en eski taş oyma manastırlarından biri olan Aya Nikola Manastırı ziyaretinin ardından dönüş yolculuğu başlar ve akşamın ilerleyen saatlerinde misafirler alındıkları noktalara bırakılır.