



Venedik'e denizden girerek başlayan 4 günlük bir İtalya turu sizi bekliyor. İstanbul'dan Türk Hava Yolları uçuşuyla Venedik Marco Polo Havalimanı'na varıyor, Tronchetto'dan kalkacak özel teknolojiyle Giudecca Kanalı boyunca ilerleyerek San Marco Meydanı'na ulaşıyorsunuz. San Marco Bazilikası'nın 8.000 m²'yi aşan altın zeminli mozaikleri ve 1204'te Konstantinopolis'ten getirilen bronz atların hikâyesi, Cumhuriyet'in inancını, diplomasisini ve ticaret ağını aynı çatı altında okumanızı sağlıyor. Konaklama Venedik, Mestre ya da Treviso bölgesinde 4 yıldızlı otellerde.
San Marco Meydanı'nda Dükler Sarayı'nın cephesi ve Ahlar Köprüsü önünde, Lord Byron'ın dizeleriyle doğan 19. yüzyıl romantik Venedik imgesini konuşuyorsunuz. San Marco'nun siyasi merkezini Rialto'nun ticari kalbine bağlayan tarihi Mercerie aksını izleyerek 1591'de tamamlanan taş Rialto Köprüsü'ne varıyorsunuz. Rialto çevresinde bir bacaro tezgâhında ayaküstü iki cicchetti'nin yanına bir ombra tadımı yapıyor, isteyenler Spritz ya da alkolsüz bir yudumla bu geleneğin hakkını veriyor.
Piave vadisini izleyerek Cadore bölgesine geçiyor, Venedik Rönesans resminin ustası Tiziano Vecellio'nun 1490 dolaylarında doğduğu Pieve di Cadore'de Casa Natale di Tiziano'yu geziyorsunuz. Sanat tarihçileri, Tiziano'nun tablolarındaki mavi dağ fonlarında bugün hâlâ Cadore silüetini arar; bunu yerinde görmek bu durağın asıl ayrıcalığı. Öğleden sonra 1956 ve 2026 Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapan Cortina d'Ampezzo'da Corso Italia boyunca yürüyor, Ladin kültürünü ve Habsburg idaresinin izlerini konuşuyorsunuz. 1.754 metre yükseklikteki Misurina Gölü'nde kısa bir serbest zaman sizi bekliyor.
İtalya'nın en büyük gölü Garda'nın güney kıyısından suya uzanan Sirmione'ye, 13. yüzyılda Della Scala ailesinin inşa ettirdiği Rocca Scaligera'nın köprüsünden giriyorsunuz. Roma şairi Catullus'un "yarımadaların ve adaların gözbebeği" diye seslendiği bu yarımada, Kuzey İtalya'nın en büyük Roma villası kalıntılarını barındırıyor. Verona'da MS 1. yüzyıldan kalan Arena ve Piazza Bra'dan başlayan yürüyüşünüz Porta Borsari'den geçerek Piazza delle Erbe'ye ulaşıyor; Piazza dei Signori'de Cangrande della Scala'nın dönemini ve Arche Scaligere'yi görüyorsunuz. Juliet Evi, Shakespeare'in hiç görmediği sanılan bu kentte kurgunun nasıl bir hafıza mekânına dönüştüğüne dair kısa bir referans olarak karşınıza çıkıyor.
Programın dördüncü gününde Treviso'nun kanalları boyunca yürüyor, Cagnan kanalının ortasındaki adacık üzerine kurulu tarihi balık pazarı Pescheria'ya ulaşıyor ve tiramisunun doğduğu kabul edilen kentte özel tadımı deneyimliyorsunuz. Gün gün program bölümünde bu rotanın ayrıntılarını bulabilirsiniz.
Tarihe tıklayın; rezervasyon takvimi o tarih seçili açılır.